Vergi Gazeteleri

Vergi Gazetesi 2017-44

Emlak Vergi Değerlerine Karşı İtiraz Edebilirsiniz.

Tarihsel olarak en eski vergilerimizden biri olan ve günümüzde Emlak Vergisi Kanunu’na göre “Arazi ve Bina Vergisi” adıyla 1970 yılından beri uygulanan ve mahalli idarelerin önemli gelir kaynaklarından bir tanesi olan emlak vergisine karşı dava açabilir, itiraz edebilirsiniz.

Üstelik yapılması gereken çok basit; konuyu anlatan bir dava dilekçesi ile 30 Temmuz 2017 tarihine kadar (adli tatil sebebiyle 7 Eylül 2017 tarihine kadar dava açılması mümkündür) ilgili Vergi Mahkemesinde bir dava açmanız yeterlidir. Gerekçe olarak ise bir önceki genel beyan dönemi olan 2014 yılına ilişkin metrekare bazında emlak vergi değerinin ne kadar arttığını ve bu yüksek artışın makul bir gerekçeye dayanmadığını ifade edebilirsiniz.

Sonuçta; Vergi Mahkemesi; takdir komisyonunca belirlenen değerlerin belli bir oranda artırılması veya azaltılması veyahut yeni bir değer belirlenmesi şeklinde takdir kararlarını düzeltme yönünde karar verirse takdir komisyonlarınca yeni bir takdir yapılmayacak ve vergi mahkemesi kararları esas alınacaktır.

Yargı kararları üzerine takdir komisyonlarınca yeniden verilen kararlar ile daha evvel verilen kararlardan kesinleşenler, belediye ve muhtarlıklarda ilana mahsus yerlere asılmak suretiyle 2018 yılının Mayıs ayı sonuna kadar mükelleflere duyurulacaktır.

Vergi mahkemesi kararları üzerine yeniden takdir edilen değerlerin Danıştay'dan nihai karar alınıncaya kadar uygulanmasına ise devam edilecektir.

Emlak vergisi değerlerine karşı dava açmak istiyorsanız, elinizi çabuk tutmalısınız

Kısaca; verginin konusu, mükellefi ve verginin oranına bakmak gerekirse; Kanuna göre Türkiye sınırları içinde bulunan binalar Bina Vergisine tabidir. Bina ise, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsamaktadır. Vergiyi ise  binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bina vergisinin

oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Bakanlar Kurulu, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.

Sistem Nasıl İşliyor: Emlak vergisi her ne kadar mükellefin beyanıyla tarh ve tahakkuk ettirilse de bir vergi güvenlik önlemi olarak Yasa tarafından tayin edilen Komisyonların belirlediği asgari beyan değerlerinin altında olamamaktadır. Her 4 yılda bir genel bir değerleme yapılarak emlak vergisi değerleri yeniden belirlenmekte, ara yıllar için ise yeniden değerleme yapılarak artırılan tutarlar dikkate alınmaktadır.

Peki, mükellef ilgili Komisyon’un belirlediği emlak vergisi tutarlarının pek fahiş bir ölçüde arttırıldığını düşünmekteyse ne yapabilir? Anayasa ve İdari Yargılama Usul Kanunu’nun mükellefin hukukunu koruyan ve “İdarenin hiç bir eylem ve işleminin yargı denetimine kapalı olmayacağı” anlayışından yola çıkarak dava açabilir, hakkını arayabilir. Üstelik, Anayasa Mahkemesinin 2012 yılında verdiği 2012/89 sayılı Kararla 15 günlük dava açma süresi de artık uygulanmamaktadır.

Yapılması gereken, düzenleyici bir işlem mahiyetinde olan ve Yasa gereği her Belediye tarafından ilan edilmesi gereken Emlak Vergi değerlerine karşı yasal olarak itiraz etmek ve dava açmak. Bu konuda başkaları tarafından açılan davaları beklemeye gerek kalmaksızın, basit bir dilekçeyle şikayet konusu emlak ve artış tutarlarının belirtilmesi yeterli olacaktır.

Emlak Vergisinde Uygulamanın Şekli: 2017 yılı, bina, arsa ve araziler için 2018 yılına ait uygulanacak emlak vergi değerinin tespitiyle ilgili asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdirlerinin yapılacağı yıldır. Söz konusu takdir işlemlerinin Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 2017/1 numaralı Emlak Vergisi İç Genelgesi ile yapılması uygun görülmüştür.

Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.

Vergiye Esas Değer Nasıl Belirlenmektedir? 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 49/b maddesi uyarınca asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdir işlemlerinin tamamlanarak karara bağlanması ve kararların ilgililere tebliği işlemlerinin 30 Haziran 2017 günü mesai saati bitimine kadar yapılması gerekmektedir. Değerlerin tespit edilmesinde değeri birbirine eşit veya çok yakın olan (aynı veya benzer vasıfta bulunan) yerler bir bölge olarak belirlenecektir. Bu bölgelerin geniş veya dar olmasını, değerleri arasındaki farklılıklar tayin edecektir. Kesin zorunluluk bulunmadıkça bu bölgelerin çok dar veya çok geniş olarak belirlenmesinden kaçınılacaktır. Değerler arasındaki farklılıkların tespitinde; bu yerlerin genel kullanış biçimleri, başlıca bölge tipleri, bölgelerin nüfus ve yapı yoğunlukları, yerleşim alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri, iş yeri merkezlerine ve meskûn yerlere uzaklık ve yakınlıkları, ulaşım durumu, su, elektrik, doğalgaz ve kanalizasyon gibi alt yapı hizmetlerinin olup olmadığı, imar planlarındaki durumu, topografik durumu ve turizm, sanayi, toplu konut, sit, rekreasyon vb. alanlar içerisinde bulunup bulunmadığı dikkate alınacaktır.

Dava Yolu: Takdir komisyonu kararlarına karşı dava açılmış olup olmamasına göre yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir:

  • Takdir komisyonu kararları aleyhine 30 gün içinde vergi mahkemeleri nezdinde dava açılmamış ise takdir edilen değerler kesinleşecektir. Bu durumda 30 Haziran 2017 tarihinde ilgililere tebliğ edilen değerlere karşı 30 Temmuz 2017 tarihine kadar dava açılmış olması gerekir.  (Adli tatil sebebiyle 7 Eylül 2017 tarihine kadar dava açılması mümkündür.)
  • Takdir komisyonu kararlarına karşı vergi mahkemeleri nezdinde dava açılmakla birlikte esasa ilişkin bir karar verilmedikçe takdir komisyonu kararlarının uygulanmasına devam edilecektir.

Vergi mahkemesince verilen kararlar, takdir komisyonunca belirlenen değerleri belli bir oranda artırılması veya azaltılması veyahut yeni bir değer belirlemesi şeklinde takdir kararlarını düzeltme yönünde ise takdir komisyonlarınca yeni bir takdir yapılmayacak, vergi mahkemesi kararları esas alınacaktır.

Yargı kararları üzerine takdir komisyonlarınca yeniden verilen kararlar ile daha evvel verilen kararlardan kesinleşenler, belediye ve muhtarlıklarda ilana mahsus yerlere asılmak suretiyle 2018 yılının Mayıs ayı sonuna kadar mükelleflere duyurulacaktır.

Vergi mahkemesi kararları üzerine yeniden takdir edilen değerlerin Danıştay'dan nihai karar alınıncaya kadar uygulanmasına ise devam edilecektir.

Yer verilen konuda ek bilgi gerektiğinde lütfen bizimle temasa geçmenizi rica ederiz.

Saygılarımızla,

Erdikler Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş.